Yüksek Sürdürülemez Oran: Borç/GSYH
ABD, 2024 yılında ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın %124.30'u olan bir Hükümet Borcu/GSYİH oranı kaydetti. ABD'de Hükümet Borcu/GSYİH, 1940'tan 2024'e kadar GSYİH'nin %66.38'ine ulaşarak, 2020'de GSYİH'nin %126.30'u ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı ve 1981'de %31.80 ile rekor düşük seviyesine geriledi.
ABD'nin 2024 sonunda ulaştığı %124,30 seviyesindeki borç/GSYİH oranı, hem tarihsel hem de küresel ölçekte oldukça yüksek bir seviyeyi temsil etmektedir. Bu oran, ülkenin toplam kamu borcunun, bir yıl içinde ürettiği tüm mal ve hizmetlerin toplam değerinden daha fazla olduğunu gösterir.
Bu durumun sürdürülebilirliğini üç ana başlık altında analiz edebiliriz:
1. Borç Dinamikleri ve Sürdürülebilirlik Riskleri
Ekonomistlerin çoğu, ABD'nin mevcut mali politikasının uzun vadede sürdürülemez olduğu konusunda hemfikirdir.
Faiz Giderleri: 2024 ve 2025 verilerine göre, ABD'nin borç servis maliyeti (faiz ödemeleri) yıllık 1,1 trilyon doları aşmış durumdadır. Bu miktar, savunma bütçesi gibi devasa kalemlerin bile üzerine çıkmıştır. Borcun çevrilmesi için sürekli yeni borç alınması borç sarmalı riskini tetiklemektedir.
Bütçe Açıkları: ABD, GSYİH'nin yaklaşık %5-6'sı oranında kronik bütçe açıkları vermeye devam etmektedir. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarının artması, bu açığın kapanmasını zorlaştırmaktadır.
Dışsal Şoklara Hassasiyet: Borcun yaklaşık %25-30'u kısa vadeli (1 yıldan az) tahvillerden oluşur. Bu durum, faiz oranlarındaki küçük bir artışın bile bütçe üzerinde anında yıkıcı etki yaratmasına neden olur.
2. ABD'yi Diğer Ülkelerden Ayıran Avantajlar (Asıl Soru: Neden Henüz Kriz Çıkmadı?)
%124 oranı çoğu ülke için "iflas" demek olsa da ABD, doların küresel rezerv para birimi olması sayesinde bazı ayrıcalıklara sahiptir:
Rezerv Para Avantajı: Dünya ticaretinin ve merkez bankası rezervlerinin büyük kısmı dolar cinsindendir. Bu, ABD hazine kağıtlarına her zaman bir talep olmasını sağlar (fiyatlanmış güven).
Kendi Para Birimiyle Borçlanma: ABD, borcunu kendi bastığı para birimi (USD) ile öder. Bu, teknik olarak bir "temerrüt" (borcu ödeyememe) riskini ortadan kaldırsa da, aşırı para basımı enflasyon yoluyla borcun reel değerini eritme (gizli temerrüt) riskini taşır.
Güvenli Liman Statüsü: Küresel kriz anlarında yatırımcılar riskten kaçmak için yine ABD tahvillerine yönelir; bu da borçlanma maliyetlerini paradoxal bir şekilde düşürür.
3. Ekonomik Etkiler ve "Dışlama" (Crowding Out) Etkisi
Yüksek borç oranı, doğrudan bir çöküş getirmese de ekonomiyi şu yollarla zayıflatır:
Özel Yatırımların Azalması: Devletin piyasadan çok fazla borçlanması, faizleri yukarı çeker ve özel sektörün yatırım yapabileceği sermayeyi "dışlar".
Mali Esneklik Kaybı: Gelecekte yaşanabilecek yeni bir pandemi veya savaş durumunda, hükümetin ekonomiyi desteklemek için harcayabileceği "barut" kalmaz.
Düşük Büyüme: Tarihsel çalışmalar (örn. Reinhart-Rogoff), borç/GSYİH oranının %90'ı aşmasının uzun vadeli büyüme potansiyelini yıllık bazda %1-2 oranında aşağı çekebildiğini savunmaktadır.
Bakınız, hasta yoğun bakımda. Solunum (ciğerler) bitik; makineye bağlı, dolaşım (kalp) bitik; makineye bağlı, boşaltım (böbrekler) bitik; makineye bağlı. Bazıları ise hasta güzel görünsün diye makyaj yapma önerisinde bulunuyor; ruj, allık, göz kalemi.
Peki, en kritik soruyu da sorayım: Nereye gidiyoruz?
Yanıt için bazı anahtar sözcükler: kriz, savaş, sıfırlanma, yepyeni dünya.
ABD, 2024 yılında ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'nın %124.30'u olan bir Hükümet Borcu/GSYİH oranı kaydetti. ABD'de Hükümet Borcu/GSYİH, 1940'tan 2024'e kadar GSYİH'nin %66.38'ine ulaşarak, 2020'de GSYİH'nin %126.30'u ile tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı ve 1981'de %31.80 ile rekor düşük seviyesine geriledi.
ABD'nin 2024 sonunda ulaştığı %124,30 seviyesindeki borç/GSYİH oranı, hem tarihsel hem de küresel ölçekte oldukça yüksek bir seviyeyi temsil etmektedir. Bu oran, ülkenin toplam kamu borcunun, bir yıl içinde ürettiği tüm mal ve hizmetlerin toplam değerinden daha fazla olduğunu gösterir.
Bu durumun sürdürülebilirliğini üç ana başlık altında analiz edebiliriz:
1. Borç Dinamikleri ve Sürdürülebilirlik Riskleri
Ekonomistlerin çoğu, ABD'nin mevcut mali politikasının uzun vadede sürdürülemez olduğu konusunda hemfikirdir.
Faiz Giderleri: 2024 ve 2025 verilerine göre, ABD'nin borç servis maliyeti (faiz ödemeleri) yıllık 1,1 trilyon doları aşmış durumdadır. Bu miktar, savunma bütçesi gibi devasa kalemlerin bile üzerine çıkmıştır. Borcun çevrilmesi için sürekli yeni borç alınması borç sarmalı riskini tetiklemektedir.
Bütçe Açıkları: ABD, GSYİH'nin yaklaşık %5-6'sı oranında kronik bütçe açıkları vermeye devam etmektedir. Nüfusun yaşlanmasıyla birlikte sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarının artması, bu açığın kapanmasını zorlaştırmaktadır.
Dışsal Şoklara Hassasiyet: Borcun yaklaşık %25-30'u kısa vadeli (1 yıldan az) tahvillerden oluşur. Bu durum, faiz oranlarındaki küçük bir artışın bile bütçe üzerinde anında yıkıcı etki yaratmasına neden olur.
2. ABD'yi Diğer Ülkelerden Ayıran Avantajlar (Asıl Soru: Neden Henüz Kriz Çıkmadı?)
%124 oranı çoğu ülke için "iflas" demek olsa da ABD, doların küresel rezerv para birimi olması sayesinde bazı ayrıcalıklara sahiptir:
Rezerv Para Avantajı: Dünya ticaretinin ve merkez bankası rezervlerinin büyük kısmı dolar cinsindendir. Bu, ABD hazine kağıtlarına her zaman bir talep olmasını sağlar (fiyatlanmış güven).
Kendi Para Birimiyle Borçlanma: ABD, borcunu kendi bastığı para birimi (USD) ile öder. Bu, teknik olarak bir "temerrüt" (borcu ödeyememe) riskini ortadan kaldırsa da, aşırı para basımı enflasyon yoluyla borcun reel değerini eritme (gizli temerrüt) riskini taşır.
Güvenli Liman Statüsü: Küresel kriz anlarında yatırımcılar riskten kaçmak için yine ABD tahvillerine yönelir; bu da borçlanma maliyetlerini paradoxal bir şekilde düşürür.
3. Ekonomik Etkiler ve "Dışlama" (Crowding Out) Etkisi
Yüksek borç oranı, doğrudan bir çöküş getirmese de ekonomiyi şu yollarla zayıflatır:
Özel Yatırımların Azalması: Devletin piyasadan çok fazla borçlanması, faizleri yukarı çeker ve özel sektörün yatırım yapabileceği sermayeyi "dışlar".
Mali Esneklik Kaybı: Gelecekte yaşanabilecek yeni bir pandemi veya savaş durumunda, hükümetin ekonomiyi desteklemek için harcayabileceği "barut" kalmaz.
Düşük Büyüme: Tarihsel çalışmalar (örn. Reinhart-Rogoff), borç/GSYİH oranının %90'ı aşmasının uzun vadeli büyüme potansiyelini yıllık bazda %1-2 oranında aşağı çekebildiğini savunmaktadır.
Bakınız, hasta yoğun bakımda. Solunum (ciğerler) bitik; makineye bağlı, dolaşım (kalp) bitik; makineye bağlı, boşaltım (böbrekler) bitik; makineye bağlı. Bazıları ise hasta güzel görünsün diye makyaj yapma önerisinde bulunuyor; ruj, allık, göz kalemi.
Peki, en kritik soruyu da sorayım: Nereye gidiyoruz?
Yanıt için bazı anahtar sözcükler: kriz, savaş, sıfırlanma, yepyeni dünya.
Pernyataan Penyangkalan
Informasi dan publikasi ini tidak dimaksudkan, dan bukan merupakan, saran atau rekomendasi keuangan, investasi, trading, atau jenis lainnya yang diberikan atau didukung oleh TradingView. Baca selengkapnya di Ketentuan Penggunaan.
Pernyataan Penyangkalan
Informasi dan publikasi ini tidak dimaksudkan, dan bukan merupakan, saran atau rekomendasi keuangan, investasi, trading, atau jenis lainnya yang diberikan atau didukung oleh TradingView. Baca selengkapnya di Ketentuan Penggunaan.
